Murat Boz Vogue'da

26 Mayıs 2012 Cumartesi

     
         Çok yakın arkadaşlarım benim ne derece büyük bir Murat Boz hayranı olduğumu bilirler.  Attığı her adımı takip edecek derecede hastasıyım (şimdi bunu 16 yaşımda beri yaptığımı düşünün ki şu an 22'yim). Bu yüzden bazen sığ olmakla suçlandığımı da belirtmek isterim! Bu zamana kadar 4 kere konserine gitmeye yeltendim, her seferinde bir aksilik çıktı, bu aksilikler beni yıldırır mı? Hayır, hiç sanmıyorum.
         İşte ben de Vogue'un her sene haziran ayına özel erkek sayısında Murat Boz'un kapak olduğunu görünce bir hayli sevindim. 29 Mayıs'ta raflarda yerini alıcak Vogue Türkiye'nin haziran sayısını dört gözle bekliyorum.


     

    AKE Style

    19 Mayıs 2012 Cumartesi

                 
              Okulun son günlerinde elimde de hazır fotoğraf makinesi de varken bölümden arkadaşlarım Esra ve Yasemin'in resimlerini çektim. Şunu söylemeden geçemicem bu ikisinin de günlük tarzı yani hiçbir şekilde özel hazırlanmadılar. Çok spontane, hatta derse geç kalma pahasına bir bir fotoğrafladım onları. Hatta bilseydik daha güzel giyinirdik dediler de onlar her haliyle güzel oldukları için bu bir sorun olmadı.
           Esra tam bir rock chic, üzerinde çoğu zaman mutlaka siyah birşeyler taşır, bir de çantası annesininmiş :)
     


    Yasemin'in sporculuktan gelme olduğunu düşündüğüm, her daim kendine özgü bir özgüveni var, ne giyse yakışır.


           
                                                     P.S:Modellerime de teşekkürü bir borç bilirim :)
             
             Facebook/Twitter/Pinterest

      Mezuniyet Elbisenizi Seçerken... En Azından Ben Seçerken Yani..

      4 Mayıs 2012 Cuma

                   23 Nisan'ı fırsat bilip tatil için memleketim Giresun'a ailemin yanına gittim. Yaklaşık 10 gün Giresun'da kaldım. Tam da mezuniyet balom için elbise arayışlarına girdiğim bir zamandı. Zaten şu aralar sezon da açıldığı için artık herkes başladı aranmaya. Eğer Ankara'da kıyafet ve ayakkabı alacaksam bu işin bana tuzluya mal olacağını biliyordum. Hatta Bursalı bir arkadaşım var onunla Bursa'ya bile gitmeyi düşündüm kıyafet bakmak için. Ama eve gittiğimde kendimi birden annemle alışverişe çıkmış, kıyafetleri bir bir denerken buldum.
                 
                    Çok sancılı bir süreç geçirdiğimi itiraf etmeliyim. Niye mi? tam 4 gün boyunca kıyafet aranmak, zibilyon tane elbise değiştirmek bünyeme iyi gelmedi. Bir türlü istediğim gibi elbise bulamıyordum, birine karar verip sonra ondan vazgeçtim falan filan.
                  Tüm bunlardan sonra bu deneyimimi yazmak istedim. Çünkü çoğu yerde "mezuniyet için elbise modelleri" konulu yazılar var ama "elbiseyi nasıl seçmelisiniz" konulu hiç yok. O yüzden arkanıza yaslanın bi de ben ne yapmışım size bi onu anlatayım:
                  Hepsinden önce ben bütçeyi olabildiğince küçük tutmaya çalıştım, elbise ve ayakkabım aşağı yukarı 200 lira tuttu, daha çanta ve takılarımı almadım ama onlar da olsa olsa en fazla 50 lira tutar. Yani büyük bütçelerin insanı değilim, makul bir fiyata ihtiyaçlarımın çoğunu aldım.
               
              1)Öncelikle renginizi belirleyin. Ben kafamda birkaç renk seçeneğiyle gittim Mesela ben esmer olduğum için pudra pembesi, saks mavisi ve fuşya benim seçeneklerim arasındaydı. Sakın bir renk çok moda diye hemen ona atlamayın. Bkz: Satıcı bir kız bana iğrenç bi ördek yeşili elbise kakalamaya çalışmıştı, ıyyk. Ama ben almadım tabi.
             2)Mezuniyet balonusun ya da törenin nerede yapılacağı da önemli. Benim balom şık bir otelde olacağı için daha ağır kıyafetler aramaya çalıştım. Ama havuz başında ya da açık havada olacaklar uçuş uçuş elbiseler seçebilirler. Bkz: Ben ilk almaya karar verdiğim kıyafeti sırf otelde olacak bir balo için çok hafif kaçar diye ertesi gün almaktan vazgeçtim.
             3)Elbisenin modeline, ne isteyip istemediğinize alışverişe çıkmadan önce karar verin. Çünkü işin sonunda elmalı turta gibi görünmek de var. Ben kısa boylu olduğum için hep dizüstü boyda ama çok dar olmayan elbiselere baktım. Bkz: İlk başta ben eteği tüllü, şirin sayılabilecek modelde pudra pembesi bir elbise almaya karar vermiştim, ama sonra kendimi kalem etekli saks mavisi bir modele aşık bir şekilde buldum :D
         
             4)Alışverişe kesinlikle sizi çok yakından tanıyan ve size dürüstçe fikrini söyleyecek birisiyle çıkın. Yakından kastım da anneniz, kız kardeşiniz ya da kuzeniniz yani (alışverişe çıktığınız kişinin sizin nazınızı çekebilecek kudrette biri olması önemli, sağolsun annem ne zaman modum düşse, sinirlensem beni çok iyi yatıştırmayı bildi, allah ondan razı olsun)
               Eğer arkadaşlarınızla çıkıyorsanız kararsızlığa ve karmaşaya hazır olun. Biz kadınlar itiraf edemesek de hep bir kıskançlık duygusu barındırırız içimizde. Belki arkadaşın o elbiseyi sırf kendi beğendi diye sana aldırmayacak? Nerden biliyorsun? Onun için ayağınızı denk alın bence, sizi sadece iki üç gündür tanıyan insanlarla bu işe kalkışmayın.
             
               5)İş elbiseyi bulmakla bitse yine iyi, bunun ayakkabısı, takısı, çantası da var. Ben ayakkabı konusunda çok sıkıntı çektim, çünkü ayaklarım oldukça küçük (35 numara hatta 34,5!!!) Elbiseye uygun ayakkabıyı bulmak kolaydı ama numarası olmayınca bayaa bi zorlandım, ya beğendiğim modelin numarası yoktu, ya da ayaklarımı sıktı, sonunda o kadar da beğenmesem de rengi uyan bir tanesini seçtim artık.
               Bir de en önemlisi sakın PMS döneminde çıkmayın bu alışverişe, ben öyle yaptım ne yazık ki ve o sinir ve moral düşüklüğüyle ve de en önemlisi o şişkinlikle elbise denerken annem beni allahtan paralamadı (kadında ne peygamber sabrı varmış yaa, yeni yeni fark ediyorum.)
              Bu arada anneme çok özel bir teşekkürü borç bilirim, tüm bu 4 sene boyunca yaptığı ve hala yapmaya devam ettiği fedakarlıklar için....