Sometimes I Unblog

19 Haziran 2014 Perşembe

blogging, unblogging
.
Bloga ilk yazmaya başladığım zamanlarda hep yazılarım arasında belli süreler olurdu. Çoğu yazıya "uzun süre yazamadım ama" kalıbıyla başlar herkesten özür dilerdim(sanki insanların çok da umurundaymış gibi). Çünkü bana göre sık yazı yazmadığım için tembel bir bloggerdım ve sık yazı yazıp izleyici sayısını artıranlar asıl emek verenlerdi. Tabiki sık yazı yazmak her zaman bir kalite göstergesi olmamakla beraber izleyicinizin etkinlik oranını artıran bir durum. Ayrıca belirli günlerde yazı yayınlanması okuyucunun da ne zaman bloga geleceğini bilmesini ve daha sık bloga gelmesini sağlıyor.  Fakat ben, içimdeki mükemmeliyetçinin de ısrarıyla, her yazıyı sindire sindire yazıp didik didik editleyip görselleri en az üç kere değiştiririm. (Bu yazının fotoğrafı da toplam üç kere değişip iki kere düzenlendi). Bir dönem kendimi zorlayıp her gün yazı girmeye çalışsam da belli bir planım ve düzenim olmadığı için başaramadım. Çünkü hergün yazmak ciddi seviyede organizasyon becerisi, iyi bir sistem ve disiplin gerektiriyor

Bundan iki ay kadar önce Trina Holden'ın blogunda "unblogging" koseptiyle ilgili yazdığı yazıyı okudum ve tam olarak anlattığı şey beni kalbimden vurdu. (yazıyı buradan okuyabilirsiniz) Yazıda bir yazı girmek için zaman bulamamanın aslında blog yazmaya ara vermekle alakasının olmadığı, durup yaşayarak bir sonraki yazı için aslında malzeme biriktirdiğimizi söylüyordu. Birisinin sık yazı girmesinin o kişinin iyi bir blogger olduğuyla alakasının olmadığı ve benim gibi istediği zaman içine sindiğinde yazıyı yayınlamanın da normal bir durum olduğunu anlatıyordu. 

Eğer siz de fark ettiyseniz genel olarak bloggerlar arasında yayılan daha seyrek yazı yazma durumu var. Örnek vermem gerekirse son zamanlarda Görkem Karman, Oreo Seven Kız blogunun sahibi Zuhal, Sparkle-icious'ın yazarı Pınar yazılarında bu durumu belirttiler. Yabancılardan da Lily Pebbles geçenlerde bir hafta ara verdi yazmaya. Bunun ilk sebebi uzun süre belli bir tempoda devam eden bloggerların bir süre sonra yorulması ve hayat temposunun da araya girmesi. Ayrıca Instagram'ın da anlık ileti ve yorum paylaşabildiğimiz bir nevi mikroblog haline gelmesi de bloglara daha az yüklenmemize neden oluyor. Kendimden örnek vermem gerekirse; öğrenciyken daha fazla içerik üretiyorken işe başladığım son bir buçuk sene içerisinde bloga yüzde yüz kendimi veremedim. Fakat instagramda daha aktifim hatta burdakinden daha çok outfit paylaşıyorum. Aynı şeyin uzun süredir okuduğum birçok blogger için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Halbuki bu durum aslında daha az ya da daha istemeyerek yazdığımız anlamına gelmiyor, sadece yazıların zihnimizde demlendiği anlamına geliyor.

Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz neler? Sık ya da seyrek yazmak, haftanın belirli günlerinde yazı yayınlamak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mine | Facebook | Twitter | Bloglovin | Instagram

19 yorum :

  1. Canım senin de dediğin gibi öğrenciyken daha çok içerik üretebiliyordum. Çünkü herşeye daha fazla vaktim oluyordu. Okumak, keşfetmek, fotoğraf çekmek ve tüm bunları bir araya getirip editlemek! Ancak çalışmaya başlayınca günde 9-10 saatimi iş'e iki saatimi yola harcıyorum. Böylece okumak, biriktirmek, fotoğraf çekmek ve aklındakileri paylaşmak için daha uzun süre beklemek gerekiyor.

    Güzel bir yazı olmuş eline sağlık

    http://www.gleamfashion.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım :) Bence yazı yazmanın doygunluğuna ulaştıktan sonra kaliteli içerik üretildiği sürece seyrek yazmak da güzel :)

      Sil
  2. Valla haklısın ilk başlarda bende bazen günde 2-3 yazı giriyorken simdi belli günlere sabitledim ve o gunlerde yazi girmeye calisiyorum. Zaten yazda geldi insallah bu sekilde devam ettirebiliriz. Bazen herseyi birakasim geliyor ama sonra geciyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de herşeyi bırakmak istediğim zamanlarda blogu bırakıyorum bi süre. Sonra özleyip geri dönüyorum, kaç kere ara verip yeniden başladığımı artık ben bile unuttum :D

      Sil
  3. Cok hakli bir yazi. Ben her zaman kaydetmeye deger bir anim oldugunda post giriyorum . Yada nerelerdesin mailleri aldigimda dyrumumu arz eden bir post hazirliyorum. İnstagramda cok aktiflik bendede mevcut ama blog boslayacak kadar degil :-)
    sevgiler
    ozge

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağol Özge :) İlk açtığımda ben de aslında sadece anı biriktirmeye odaklanmıştım sonra blog genişledikçe daha farklı yönlere gitti, bundan hiç pişman değilim ama senin de dediğin gibi bi süre sonra okuyucuya karşı bir yükümlülüğün oluyor, böyle bir durumda da onlara cevap vermek şart oluyor :)

      Sil
  4. Merhaba, twitter'da gördüm blogunu gerçekten emek verilmiş, güzel bir blog :) Sık yazma konusuna gelince, ben haftada 3 yazı yayınlaması taraftarıyım. Kendi blogumda bunu uygulamaya çalışıyorum. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İltifatların için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum :) Haftada üç yazı yazmak bence en orta yollu ve en sağlıklı olanı çok iyi yapıyorsun bence :)

      Sil
  5. Nasıl da içimi okumuşsun! Kesinlikle bir şeyler biriktikçe yazılmalı. Bende en başta bir sürü yazı girmeye çalışır kendimi sorumlu hissederdim. Sonradan düşündüm ki bu blog benim hayatımdan bir şeyler taşıyorsa, o zaman zamanı gelince yazı eklemeliyim. Bir de "yeni yazı yok mu, yaz artık, tembelleşme" diyen "sömürücüler" var ki.. Sorma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimle aynı düşünen insanları gördükçe nasıl mutlu oluyorum anlatamam :) Belli bir noktadan sonra okurun baskı yapmasını çok sağlıksız buluyorum. Blog her ne kadar onlar sayesinde bir yere geliyor olsa da yaratıcılık gerektiren bir işin baskıyla ya da zorlamayla yaptırılması taraftarı değilim.

      Sil
  6. Ben instagram konusuna katılıyorum. Takip ettiğim pek çok blogger da artık blogu bırakmış sadece instagramda aktif durumda. Sence instagram blogları öldürdü mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle instagram gitgide daha da büyüyor ve blogları ciddi derecede gölgede bırakmaya devam ediyor. Özellikle iyi fotoğraf paylaşan bloggerlar instagram sayesinde daha da popüler olmaya devam ediyor. Ama instagramda her popüler olanın blogu tıklanma rekoru kırıyo diye bir durum da söz konusu değil. Hatta aslında instagram ayrı bir yazı konusu onun için de yazmaya başlasam iyi olacak galiba :)

      Sil
  7. Hayat temposu ve psikolojiyle alakalı bi durum ama bazen ara vermek gerçekten iyi oluyor en çok da instagramın anında blog gibi ürünün resmini çekip yorumlama olayıda etkili birde her dk yeni çıkan ürünlere yetişememe gibi olay da mevcut

    YanıtlaSil
  8. Sevgili Mine, seni Mine Canan vesilesiyle tanıdım. Bi blogunu ziyaret edeyim dedim ve ilk okuduğum yazın da bu oldu. O kadar beni anlatan bir yazı olmuş ki... Daha yeni bir bloggerım ve önceleri neredeyse her gün yazı girerdim ama bu sene okulum çok yoğun ve her gün yazı giremiyorum, kendimi de suçlu hissediyordum. Yazını okuduktan sonra ise içime su serpildi gerçekten. Düşüncelerine tamamen katılıyorum :) Ayrıca bloguna da bayıldım! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş geldin, güzel sözlerin için çok teşekkür ederim :) Ben üniversitedeyken başlamıştım blog yazmaya ve hiçbir zaman hergün yazan bloggerlardan olamadım, bu bence kötü bişey değil ne yazık ki çok sonra anladım. Kesinlikle suçlu hissetme çünkü blog yazmak gönül işi, kendini zorladıkça daha da geri çekiyorsun blogdan kendini.

      Sil
  9. Sen oturur günlerce düşünür, taşınır yazıyı oluşturur, harika kalitede fotoğraflar çekerek 50 saat onları düzenler sonucunda yazını yayınlarken birilerinin hesap makinesi ile fotoğraf çekip her ürünü aşırı sevdiğini yazarken okuyucu sayısını arttırmasını ben anlamıyorum.. İşte bu noktada her gün mü yoksa haftanın belirli günlerinde mi yazı girdiğin çok önemli değil :D En azından ben şu ara "Denedim Biliyorum" dışında hiç yazı paylaşmıyorum :D Neyse bence sen sadece yaz ve bil ki birileri gelip bunu okuyorlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahhhh en önemli kısma parmak basmışsın: "haketmeden bişeyler elde eden insanlar"... Senin benim gibi kaliteyi yukarıda tutmaya çalışan insanlarınsa bu durum zamanla hevesini kırıyor. Bu yüzden 2 kere yazmayı bıraktım, ama hep bi şekilde geri döndüm. Okuyan varsa ne mutlu bize :)

      Sil
  10. Merhaba Mine.
    Blogunu daha ayrıntılı inceleme fırsatını yeni buldum. İnstagram'dan zaten takip ediyorum severek. Modayla olan ilgine ve sevgine dayanarak; 20'li yaşlar için(yani benim için) bana bir kaç moda blogu vb önerebilir misin Yerli,yabancı fark etmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim özellikle takip ettiklerim: Cahper Friday, Sincerely Jules, Style Scrapbook, Lovely Pepa, Megan Ellaby, The Little Magpie, Selective Potential.
      Türklerden tarzı bana yakın, hem ilham veren ama aynı zamanda da giyilebilir şeyler öneren kişiler kalmadı pek, bence çoğu artık kendilerine gönderilenleri giyiyor bu yüzden uzun zamandır onları takibi bıraktım.

      Sil