Jord Wood Watches | Review

4 Ağustos 2015 Salı


Jord saatleri benimle iletişime geçip el yapımı ahşap saatlerini denemek isteyip istemediğimi sorduklarında, önce ahşap saat nasıl olur ki diye düşündüm. Denemek istediğim saati seçtikten sonra; ki ben Ely serisinin şu modelinde karar kıldım,bana bileğimi ölçmem için kendi hazırladıkları cetvel şablonunu mail attılar. Yani saat tam sizin bileğinize göre geliyor. Ben şablonu basıp kestim ve kendi ölçümü aldım. Fakat tam bileğimin ölçüsünü verdiğim için saat dar geldi, ama bunda da hiç sıkıntı çıkmadı, çünkü yollanan kutunun içinde bileğe gerekirse ek yapabileceğiniz parça yolluyorlar. Ben de bir saatçiye gidip parça eklettim, sorun da böylece çözülmüş oldu. Hatta ilk defa bileğime uygun saat bulduğum için sevinir oldum. Çok ince bileklerim olduğu için bundan önce ya kayışlı saatlere fazladan delik açtırıyordum, ya da şurada gördüğünüz Casio saatim gibi bileğinden parça çıkartıyordum.

Bursa Kaçamağı Ve Ne Giydim 2

10 Temmuz 2015 Cuma


Bursa'daki ikinci günümle kaldığımız yerden devam ediyoruz!
Arkadaşım, hadi Mudanya'nın sosyete pazarına gidelim diyince yola düştük ve ben yukarıda gördüğünüz gözlükleri böylece almış oldum. Alışılagelmiş bir şekli olmadığı için başta garipseyenler oldu. Fakat ben bayılarak takıyorum. Bu arada orjinalini merak edenler için: Dior - So Real serisi.

Dönüşte akşam üstü kendimizi yine sahilde bulduk. Bu sefer rüzgar bi hayli şiddetliydi ve saçlarım kendi bağımsızlığını ilan edip resimlerde özgür takılmaya karar verdiler. Bu yüzdendir ki bu postta sadece kendimin iki tane resmini koyabildim. Ama bolca snapchat atmayı da unutmadım. Takip etmek isterseniz beni mineyy01 olarak ekleyebilirsiniz. Hatta şu an bunu yazarken yeni resim etiketlerinin geldiğini gördüm ve çok mutlu oldum!

Ertesi gün benim için geri dönüş vaktiydi, kısa olmasına rağmen hem sevdiklerimi gördüğüm hem sahil havası aldığım ufak bir tatil oldu benim için. Sırada, bayram için gelecek hafta gideceğim Giresun var. Hazır o kadar gitmişken araya bir Ordu, Trabzon ve Batum sıkıştırırım diye düşünüyorum.
Peki sizin bayram planlarınız neler?








Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)

Bursa Kaçamağı ve Ne Giydim 1

8 Temmuz 2015 Çarşamba


Üniversitede yurtta kalmanın en iyi yanı, normalde tanışamayacağım insanlarla beni aynı ortamda yaşatması. Hatta en yakın arkadaşlarımdan biriyle de bu sayede tanıştım. Zamanla birbirimizin ailesi olduk. Bu yüzden onun memleketi Bursa'ya 2 kez gittim. Doğal olarak tüm tarihi yerleri çoktan gördüm, o yüzden bu yazıda oralar olmayacak fakat bu sefer beni Güzelyalı'da misafir ettikleri için bol bol deniz resmi bulacaksınız. Sahilini, deniz rüzgarını, şehre yakın olmasına ramen o yazlık havasını çok sevdim.

Ankara'da yaşayan bir Karadenizli olarak itiraf etmeliyim ki, belli aralıklarla deniz görmezsem bunalıyorum. Siz buna ruh sıkışması ya da balık sendromu da diyebilirsiniz. Yani insanların "balık mıyız yaa" demelerine aldırmıyorum. Ayrıca denizim insan psikolojisi üzerinde etkileri olduğunu düşünüyorum.

Sizi fotoğraflarla baş başa bırakmadan önce bu konuda görüşeleriniz öğrenmek isterim. Siz de denizsiz yapamam diyenlerden misiniz?








Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)

İstanbul'da Ne Giydim 2

26 Haziran 2015 Cuma


İstanbul'da kalış sürem uzayınca, yanımda getirdiklerim haliyle yetmemeye başladı. Bu eteği de iki arada bi derede İstanbul'da aldım. Böyle bir skater etek almak uzun süredir aklımda olsa da istediğim uzunlukta olan karşıma çıkmıyordu(kısa kızların dramı!). Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş misali, bütün avm'yi dolanırken buldum bu eteği. Her güzelin olduğu gibi onun da bi kusuru var ki; rüzgarda haddini bilmeksinizin açılıyor. Rüzgar çıktığında bir elim eteğimde dolaştım yani İstanbul'u. Bundan sonra giyerken mümkünse sadece hava durumuna değil o günkü rüzgar hızına da bakmaya karar verdim.

Bir diğer şey ise hiç aramazken karşıma çıkan Friends tişörtüm <3 Birkaç ay önce amaçsızca Addax'ta gezinirken bulduğum bu tişörtü ilk kez İstanbul'da giymiş oldum. Hatta eğer "we were on a break" ya da "Joey doesn't share food" olanlarını da çıkartırlarsa çok makbule geçer!

Böylece bütün İstanbul postlarının sonunda da geldik. Bir sonraki yazılar Bursa hakkında olucak. Bolca deniz fotoğrafına hazırlıklı olun :)







Tişört: Addax
Etek: H&M
Gözlük:H&M
Ayakkabı:Converse
Çanta: Arkadaşımdan yürüttüm ;)

Fotoğraflar için de Nihan'a teşekkürler...
Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)
Diğer İstanbul yazılarım için: İstanbul'da ne giydim 1, İstanbul'da 4 gün part 1 ve part 2 

İstanbul'da 4 Gün: Part 2

24 Haziran 2015 Çarşamba


İstanbul fotoğraflarımın ikinci kısmına geldik!
Bir önceki gün tam anlamıyla deli keçi gibi gezmemize rağmen listemde hala görmek istediğim yerler kalmıştı. Ve böylece biz Nihan'la tekrar yola düştük. Önce Kapalıçarşı'ya uğradık. Birbirinden güzel renkler hiç vakit kaybetmeden gözümü aldı. Onca halı-kilim deseninin arasında, çoğu dükkanın fotoğraf yasağına rağmen birkaç fotoğraf çekmeyi başarabildim. Neden böyle bir yasak var diye sorduğumda dizayn hırsızlığının sıkça yaşandığını ve bunun önüne ancak böyle geçebildiklerini söylediler.

Sonra yine Kapalıçarşı'nın içindeki Cafe Belli'ye oturduk. Her ne kadar kafenin dışında otursak da içerisinin dizaynı bana çok enteresan geldiği için izin isteyip birkaç fotoğraf çektim. Ayrıca kafenin sahibi ve garsonlarıyla uzun uzun sohbet bile ettik, hatta biz istemesek bile ikramların biri gidip biri geldi :) O sırada orada bulunan çok tatlı Alman bir çift de arkadaşımla benim bu bıcır bıcır halimizi görüp fotoğrafımızı çekmek istedi. Mailimizi verip bir kopya da bize yollamalarını rica ettik. Ardından yoğun kalabalık ve dar sokakların arasından Mısır Çarşısı'na doğru yola koyulduk. Burada da binbir çeşit baharatın binbir renginin arasında gezdikten sonra vakit Üsküdar'a geçme vaktiydi.

Vapurla Üsküdar'a geçtik ve Kız Kulesi'ni en yakından görebilecek şekilde sahil kenarına oturduk. Boğaza karşı uzun bir çay-simit keyfinin ardından artık benim Ankara'ya dönme vaktim gelmişti.

Sadece dört güne sığdırdığım onca anı ve fotoğraf ise yanıma kar kaldı. Hatta bir sonraki gidişim için gidilecek yerleri listeledim bile!












Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)

İstanbul'da 4 Gün: Part 1

22 Haziran 2015 Pazartesi


Son yazımda söz verdiğim gibi büyük bir İstanbul fotoğraf günlüğüne hazır olun!

Beni kanatlarının altına alan ilkokul arkadaşlarım sayesinde güzel bir tarihi tur yapmış oldum. Beyazıt'tan yürümeye başlayıp, Sultanahmet, Ayasofya, Alman Çeşmesi'ni görüp, Gülhane Parkı'ndan geçtik. Ordan Eminönü'ne indik, Galata Köprüsü üzerinden benim gitmeyi en çok istediğim yerlerden biri olan Karaköy'e vardık. O kadar yol yürüyüp deli gibi acıkınca Namlı Gurme'de soluklanıp akşam yemeği yedik. Bir yanda yemeğinizi yiyip/kahvaltınızı yaparken aynı zamanda da alışveriş yapabileceğiniz bir yer burası. Bir dahakine kahvaltıya gelmeyi çok istiyorum buraya :)

Sonra Karaköy'ün malum şaheser grafitilerinin olduğu sokakları gezdik.Methini çok duyduğum Dem'de ufak bir kahve molası verince resmen ruhumun dinlediğini hissettim. Bunda çalınan müziklerin de etkisi büyüktü tabi. Bize servis yapan tatlı garson da Elf kızı gibiydi, o derece şirindi yani! Ordan çıkınca Galata üzerinden İstiklal'e varıp günü noktaladık. Artık o saatte güneş kaçtığı için oraları istediğim gibi fotoğraflayamadım.

Bir sonraki gün gittiğimiz yerler de yazının ikinci kısmında olucak. O zamana kadar görüşmek üzere :)

















Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)

İstanbul'da Ne Giydim 1

1 Haziran 2015 Pazartesi






Aklımın bir köşesinde hep olsa da ani bir şekilde karar verdiğim İstanbul seyahatimde, giydiğim ilk outfiti, eğer beni instagram da takip ediyorsanız ucundan kıyısından çoktan gördünüz. Fakat daha detaylı olan fotoğrafları blogda paylaşmasam olmazdı.

Bu çekimi sabah 4'ten beri ayakta olduğum bir günün akşamında yaptık. Haliyle uykusuzluk ve yol yorgunluğum ciddi derecede belli oluyor. Bu kıyafetimi aynı zamanda gece yola çıkarken giydiğim için rahat olmasına özen gösterdim. Zaten asıl amaç gezmek olduğu için kafamı takmadan hareket edebileceğim bişeyler giymek istedim.

Bu hafta içinde bol fotoğraflı İstanbul gezi yazısı da gelicek. Yalnız şunu söylemeden geçemicem, insanın kendi ülkesinde turist olması çok güzel bir his. Sanırım bu turist kafasını uzunca bir süre üzerimden atamayacağım :)

Fotoğraflar için de tekrardan Nihan'a teşekkürü bir borç biliyorum, çok nazımı çekti :)

Tişört: Faruk Ekin
Jean:Zara
Ayakkabı:Converse
Deri Ceket: Defacto
Gözlük:H&M

Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)