Eskişehir Foto-Günlüğü

4 Mayıs 2015 Pazartesi


Eskişehir uzun zamandır gitmek istediğim yerlerin başındaydı. Öğrenciyken bi türlü gidememişken, üstelik de Ankara'ya bu kadar yakınken gitmemek olmazdı. Ben hızlı trenle gitmeye karar verdim, çünkü Eskişehir garı otobüs terminalinden daha merkezi bir yerdeymiş. Yola çıkmadan önce tek başıma gideceğim için Müge'den nerelere uğramam gerektiğine dair ufak tüyolar aldım.
Öncelikle belirteyim Eskişehir'de ulaşım çok kolay, yol iz bilmeden gidip de kaybolmadan her yeri bulabilmişsem siz hiç zorluk çekmezsiniz. İlk durağım Odunpazarı evleriydi. Tarihi dokusu ve sıcacık atmosferiyle sizi hemen içine alan bir yer. Bol bol ara sokakları dolaşıp fotoğraf çektim, yorulunca da çibörek yemek için Kırım Tatar Çibörek Evi'ne gittim.





Odunpazarı civarı pek çok müzenin bulunduğu gezmek için gayet kompakt bir yer. Kurşunlu Külliyesi ve içindeki atölyeleri, Lületaşı Müzesi'ni, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykel Müzesi'ni gezdim. Hatta seramik eşyalar yapan bir dükkanın atölyesine kadar girip bilgi aldım. Özellikle balmumu heykel müzesine gitmenizi tavsiye ederim.



Daha sonra Adalar'a inip Porsuk Çayı'nın kenarında hem yürüdüm hem de insanları izledim. Bi kafeye oturup  trenimin kalkış saatini bekledim.


Günübirlik gitmeme rağmen hiç azımsanamayacak kadar yer gördüm. Tekrar da gideceğim ama bu sefer yanıma arkadaşlarımı alarak.

Mine facebook / twitter / instagram (@mineyy__)